26 Ekim 2020 - Pazartesi / 07:14
Yeşilırmak Gazetesi
 
 
Atilla KIRBAŞ Atilla KIRBAŞ
Yeşilırmak Gazetesinde Yazar.

Mesaj Gönder Tüm Yazıları

MÜHENDİS.... DEPREM.... AMASYA

30 yıl kadar önce genç bir mühendis iken bina projelerine statik hesaplar yapar binada kullanılacak temel, kolon, kiriş ve döşemeleri ebatlandırır, içlerine konacak demir çapı ve miktarlarını belirlerdim...

Genç bir mühendis olarak piyasa tarafından kabul görmek elbette çok önemliydi.. Projesini çizdiğiniz müteahhit veya vatandaş size yeni projelerini çizdirebilmeli başkalarına da sizi gönül rahatlığıyla tavsiye edebilmeliydi..  

Bunun önündeki en büyük engel ben ve benimle aynı ilkeleri paylaşan mühendislerin projelerindeki temel ve taşıyıcı kolonların ebatları ile demir donatılarının o sıralarda alışılagelmişin dışında bir miktar fazla olmasıydı...Fazlaydı çünkü Amasya ili 1. Derece Deprem Bölgesi'nde idi...

Hesaplarken bu unsuru çok önemsiyor, sonradan kötü olmayalım diye proje sahibine bunu daha en başından uzun uzun anlatıyordum...  

Sonra ne mi oluyordu?. Binanın temel kazısı tamamlanıp demir donatısı ustalar tarafından bağlanırken, yukarıdan inşaatı eli cebinde izleyen ahali " bu ne kadar demir böyle.. ilk defa görüyoruz.. yazık günah israf değil mi " diyerek bina sahibinin moralini bozuyorlardı.. Onlar moral bozma işini eksik bırakırlarsa bu kez devreye demir ustası giriyor demir kalınlıklarını ve toplam metrajı bahane ederek müteahhitten daha işin başında fark istiyorlardı.. Fırsatını buldu mu da.. "Bir dahakine başkasına çizdir projeni ..Fazladan satın aldığın demirin tutarını da mühendise proje için ödediğin paraya ekle" diyorlardı.. Adam daha en baştan sizi tercih ettiğine bin pişman oluyordu...

Demiri satan esnaf bile müşterisine akıl veriyordu..."Kaç m2 ki senin temelin, benden bu kadar bağ demir istiyorsun ?" diye soruyordu karşılıklı yudumlarken çaylarını...

Çelik konstrüksiyon ile depo ve fabrikaların geniş açıklıklı çatılarını çözerken bunu projede kuvvetli çelik profil ve makaslar kullanarak hesaplıyorduk...Çatı imalâtını yapan çelik taşeronları teklif vermek için mal sahibinden çizdiğimiz projeyi alınca ,ona dönüp "Bu kadar kalın kesitlere  hiç gerek yoktu.. Biz felân şehirde bu malzeme ile seninki gibi iki fabrika çatısı yapıyoruz abi." diyorlardı.... Diyebiliyorlardı, çünkü çatının ayakta duruyor olması, kar ve rüzgâr yükünü taşıyabiliyor olması onlar için yeterliydi.. Otuz sene içinde olması muhtemel bir deprem için şimdiden 30 bin lira fazla harcanmamalıydı..

Kimi Mimar arkadaşlarda projelerinde özellikle kolonsuz ve kirişsiz geniş açıklık geçmelerine deprem bahanesi ile engel olan mühendisleri hiç hazetmezlerdi.. Neyse ki sayıları çok azdı.. Ve onları iknâ etmek daha kolay oluyordu..

Tabii haklarını teslim edelim.. Bir çok deprem hassasiyeti olan aydın müteahhit ve vatandaş da " evladımın canından kıymetli mi ? " diyerek ortada henüz afet yokken biz mühendislerden statik sistemin kuvvetli  olmasını özellikle istiyorlardı.. Bugün onların halen öncelikle tercih ediliyor olmalarını görmek ne güzel...

Velhasıl iki üç kuşak ciddi bir deprem ve yıkım görmemiş bir şehirde, henüz patlamasa bile bir saatli bombanın üzerinde oturduklarını insanlara hatırlatmak biz mühendislerin görevi oldu hep...

Ve yine pek rahatlıkla söyleyebilirim ki...Özellikle 1990'lı yılların başından bugüne kadar gün be gün artan bir şekilde şehrimizde binaların statik projeleri deprem yönetmeliklerine uygun yapılmaya başlandı...Demir ve Kalıp ustalarının biz mühendisler tarafından eğitilmesi, nervürlü (burgulu) demirin ve mikserlerle sahaya taşınan hazır betonun  kullanılmaya başlanması bu süreci destekledi...

Bakanlık ve Belediyeler hem kamu hem de özel bina inşaatlarında çok daha hassas davrandılar...Yeni Deprem Yönetmelikleri yayınlandı ..Türk Mühendisleri diğer ülkelerde de rağbet gören Bilgisayar Staik Hesap Yazılımları geliştirdiler...Denetim mekanizmasını daha disiplinli hale getiren tedbirler alındı..

Ancak iyi bir statik proje, malesef tek başına sağlam bir bina anlamına gelmiyor...Projenin sahada birebir uygulanması, Zeminde gerekli iyileştirmelerin yapılması, Yerinde dökülen betonun ve bağlanan demir donatısının standart ve kalitesi, Betonun döküm sonrası yeterince ve doğru sulanması, Dökülen betonun kalıpta durma süresi,Denetim firmalarının işlerini bihakkın yapması gibi bir çok unsurun da iyi yapılmış bir projeyi desteklemesi gerekmekte..

Sonra, deprem ile ilgili veriler de önemli.. Yeri, şiddeti, rezönansı,periyodu,süresi ,yer yüzüne yakınlığı..

Bütün aşamaları titizlikle inşa edilmiş bir binanın olası bir depremi en azından sakinlerinin canına bir zarar vermeden ve telafi edilebilir maddi hasarlarla atlatabileceği aşiķardır...

Gerekli tedbirleri acilen alma hassasiyeti ile birlikte çok kötümser olmaya da gerek yok..Bizim kuşakla birlikte ciddi bir yol katedildi..Ve 90'lı yılları başına göre toplam kaliteli bina sayısında belki 90 misli daha iyiyiz...

Acilen Kentsel dönüşümün önü, Devlet eliyle ve vatandaş lehine düzenlemeler yapılarak açılmalı, yatay mimariye geçmeli ve inşaatların  yapım ve denetim işlerini sıfır tolerans ile gerçekleştirebilmeliyiz...Bütün bunları yaparken de Doğa'yı ve canlıları da asla incitmemeliyiz..

Tüm bunları yazabiliyorum, çünkü mümkün olduğunca kalemimin ucundan ilmimi  ve vicdanımı eksik etmemeye gayret gösterdim....Allah utandırmasın..

Genç mühendis kardeşlerimizin,  yükümlülüklerindeki projelerin tasarım ve inşasını biz meslek büyüklerinden daha hassas bir şekilde gerçekleştirmeleri, halkımızı ve sermayedarlarımızı deprem gerçeği konusunda yorulmaksızın aydınlatmaları temenni ve ricasıyla, 

Geçtiğimiz hafta deprem felâketini yaşayan Elazığ ve Malatya halkına geçmiş olsun diyor, hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyorum...

 



Bu yazı 9 ay önce yazılmış

Yorum Yaz


Atilla KIRBAŞ Diğer Yazıları

 


 
  Yazarlar    
Aydın PELİTLİ
Yazılarını incele
Naci KONYAR
Yazılarını incele
İsa ÇOLAKER
Yazılarını incele
Zekai GÖRGÜLÜ
Yazılarını incele
Ülkümen PELİTLİ
Yazılarını incele
Atilla KIRBAŞ
Yazılarını incele
  Sayfalar    
+ İletişim
+ Amasya Tanıtım

  Genel Haberler    
  35 Ülkeyle Eş Zamanlı Fidan Dikilecek..  
  “Akademik Yazım ve Araştırma Teknikleri” Konu..  
  Çocukluk Arkadaşının Evine Misafir Oldu..  
  Sanayi Kuruluşlarına Koronavirüs Denetimi..  
  Müteşebbis Heyeti ve Sanayiciler Buluştu..  
  Gökçedere’den Sarı’ya Ziyaret..  
  Bizimle Birlikte Çiftçi ve Bölgemiz Kazanacak..  
  Kur'an Kursu'nu Ziyaret Etti..  
  Suluova Şeker Fabrikasında İncelemelerde Bulu..  
  Sarı: 101. Yılı Kutlu Olsun..  
Tümünü Göster
  Önemli Linkler    
  Amasya Valiliği - ziyaret et  
  Amasya Belediyesi - ziyaret et  
  Aramızdan Ayrılanlar (Vefat) - ziyaret et  
  Amasya Üniversitesi - ziyaret et  
  Amasya Emniyet Müdürlüğü - ziyaret et  
  Amasya Kültür ve Turizm - ziyaret et  
  Amasya Ünv. Eğitim Arş. Hastanesi - ziyaret et  
  Amasya Portal - ziyaret et  
  Amasya Nöbetçi Eczaneler - ziyaret et  
  Amasya Kuyumcular - ziyaret et  
  Hava Durumu    

booked.net
  Döviz Bilgileri    
 
  Yeşilırmak Gazetesi Reklam - İletişim - Kurumsal - Gizlilik İlkeleri
Yeşilırmak Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2013
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel - Fax : 0358 218 13 85 / Email : yesilirmakgazetesi@hotmail.com
Sitemiz 25 Temmuz 2006'dan itibaren  Ziyaretci Sayacı kişi tarafından ziyaret etmiştir.